|
|
 |
|
|
|
|
Gerek yerel yönetimler olarak yaptığımız yatırımlar, gerekse merkezi hükümetimizin yatırımları kısa süre içerisinde bölgemizi ciddi bir cazibe merkezine dönüştürmüş bu da yerli ve yabancı yatırımcıların bölgemize olan ilgisini arttırmıştır. Özellikle iki yatırım; Uluslar arası Sabiha Gökçen Havalimanı ve İstanbul Park (Formula 1) bölgemize olan ilgiyi tetikleyen projeler olarak öne çıkmıştır.
|
|
|
|
Pendik, 1994 yılında başlattığı, alt yapısı tamamlanmış, fiziki yatırımlar yönünden yeterli düzeye gelmiş bir ilçe olma hedefini başarı ile gerçekleştirmiştir. Su, kanalizasyon, yol, bordur, tretuvar, park, oyun alanları gibi bir kentin fiziki yönden gelişmişliğinin göstergesi olan alanlarda modern bir kent standardını yakalamıştır. 2000’li yıllar Pendik için yeni bir dönemdir. Bu dönemde Pendik ekonomik yönden de iddia sahibi bir kent olabilmek için büyük projelerle yola çıkmıştır. Bunlar Pendik ölçeğini çok aşan ve bölgeyi de cazibe merkezi kılacak projelerdir.
|
|
|
|
Pendik gelişim ve değişim yolunda uzun yıllardır sürdürdüğü yolculuğunu emin adımlarla devam ettirmektedir. Altyapı ve rekreasyon alanlarında modern kent standartlarının yakalandığı, kentsel dönüşüm ve toplu konut hamleleri ile sağlıklı ve planlı yapı stokunun arttığı Pendik vizyon projelerinin hayata geçmeye başlaması ile yeni bir döneme geçiş yapmaktadır. 10 yıl önce belediyemiz faaliyet raporlarında iki projeden bahsetmiştik. Pendik Yat Limanı ve Pendik Fuar Alanı. Biri ilçemizin güneyinde, diğeri de kuzeyinde yer alacak olan bu projelerle ilçemiz kanatlara doğru gelişimini sürdürebilecek ve İstanbul’un cazibe merkezi olma imkânını yakalayacaktı.
|
|
|
|
İlçe Belediyesi, Büyükşehir, İl Özel İdaresi ve özel kuruluş yatırımları ile İstanbul’un yeni çekim ve cazibe merkezi olan Pendik iki dev projeye daha merhaba diyor.
|
|
|
|
Belediye Kanunu ile belediyelere verilen görev ve yetkiler geniş olmakla beraber, Büyükşehir ile ilçe ve ilk kademe belediyeleri yönünden sıkıntı bulunmaktadır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ile ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görev alanlarının alabildiğine daraltılması “Hizmette Vatandaşa Yakınlık (Subsidiarity)” ilkesi ile çelişmektedir. Çünkü, vatandaşa daha yakın olan ilçe ve ilk kademe belediyelerine değil, büyükşehir belediyesine görevler verilmektedir.
|
|
|
|
Ülkemizde merkezi idarenin yerel idareler üzerindeki vesayet denetimi oldukça geniş kapsamlıdır. Hatta, bu denetimin sayısı konusunda bile ittifak sağlanamamaktadır. Çünkü, sadece Anayasa ya da Belediye Kanunu ile değil, diğer kanunlarla da belediyeler üzerinde merkezin vesayeti düzenlenmektedir. Orada görülmektedir ki; öyle 25 – 28 değil, bizim tespit edebildiğimiz 60’ın üzerinde denetim söz konusudur.
|
|
|
|
Yerel Yönetimler, temsilî demokraside halkın yerel kamusal menfaatlerinin teminatıdır. Diğer taraftan, demokratik sistemin önemli bir unsuru olarak çoğulculuğun, katılımın sağlanmasında, yerel ve ulusal menfaatlerin uzlaştırılmasında, halkın tercihleri ile talep ve beklentilerinin yönetime yansıtılmasında, yerel yönetimlerin önemli rolleri bulunmaktadır. Yerel yönetimler, halkın katılımını sağlamada merkezî idareye göre çok daha fazla imkân ve yeteneklere sahiptir ve böylece tüm sistemin yönetim kapasitesini de güçlendirmektedir.
|
|
|
|
Yerel yönetimler reformu ile gelen yeni düzenlemelerin yerel kurumlar açısından ne getirip getirmediğinin incelenmesinden öce yerel yönetim reformunun genel çerçevesinin incelenmesinde yarar bulunmaktadır. Çünkü, yapılan düzenlemeler bu çerçeve dahilinde gerçekleştirilmektedir. Ancak bir hususun burada hatırlatılmasında yarar bulunmaktadır.
|
|
|
|
Ülkemizde uzun yillardir konusulan ama bir türlü icraata geçirilemedigi için kimilerince “bitmeyen senfoni” olarak tanimlanan ve aslinda baslatilmadigi için zaten bitmesinin mümkün olmamasindan hareketle bizim de “baslamayan senfoni” olarak tanimladigimiz kamu reformu son yilarda yogun biçimde gerçeklestirilme süreci yasamaktadir.
|
|
|
|
“Siyaset, bir toplumun bugününü doğru kurallar ve yöntemlerle inşa etme ve geleceğini de doğru projelendirme iradesi” ise, siyasetçi de bu projeyi gerçekleştirmeye çalışan kişidir. Siyasetçi, bu günün olumlu-olumsuz şartlarına ve yarının belirsizliğine rağmen, en doğru politikaların belirlenmesi, benimsemesi ve bunların gerçekleştirilmesi için çaba sarf eder.
|
|
|
|
Yerel Siyaset Dergisinin Şubat Sayısında yayınlanan yazımızda “Acaba; toplumu kendi doğruları doğrultusunda şekillendirmek isteyen merkezi yapı, yöre insanlarının kendi aralarından seçilen yerel siyasetçilere ve kendilerine yakın coğrafyada kurulan yerel idarelere karşı güvensizliğini sağlamak ve bu sayede “kendisinden beklenti içerisinde” olmasını temin etmek ve kendisinden vermek karşılığında da yerelin kendisinden bazı fedakarlıkları yapmasını mı sağlamak istemiştir?” diyerek bir endişemizi ve “”siyasetçilere ve siyasi kurumlara olan sevgimiz ve tepkimizde itidal içerisinde olmamız gerekmektedir.
|
|
|
|
Geçen ayki makalemizi “Bizim siyasette sahip olduğumuz paradigmalarımız aynı zamanda vizyonumuzu da belirlemektedir. Yani, insan ve toplum yaşamını ilgilendiren konularda arzu edilen bir gelecek tahayyülü ve bu geleceğe ulaşmak için izleyeceğimiz politikaları, stratejileri, bizim paradigmalarımız oluşturacaktır.
|
|
|
|
-Sayın Kaya, yerel kalkınma konusunda çalışmaları olan bir belediye başkanısınız. Bu konuda yayınlanmış bir kitabınız ve Pendik Belediyesi öncülüğünde başlatılan bir de platform çalışmanız var. Yerel kalkınma ile ilgili çalışma fikri ne zaman ve nasıl doğdu?
|
|
|
|
Yerel siyaset, tanımlamasında mutabakat bulunmayan bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir konunun doğru anlaşılabilmesi için elbette kavramsal olarak ortak bir tanımlamaya ihtiyaç bulunmaktadır.
|
|
|
|
2005 yılı sizlerin bu satırları okuduğunuz sırada artık geçmişte kalmış olacak. Bu yazımızda geride bıraktığımız bir yıla bir göz atalım istedik.
|
|
|
|
2003 yılından itibaren ülkemiz için yeni ama gelişmiş ülkelerin aslında yılardır önemini bildikleri ve üzerinde hassasiyetle durdukları “Yerel kalkınma” modelini uygulamanın çabası içerisindeyiz.
|
|
|
|
Günümüzde kentler artık en önemli rekabet alanlarıdır. Küreselleşme sürecinde sermayenin ve bilginin sınır tanımaması, çok uluslu şirketler ve ulusal da olsa piyasada diğer rakiplerine göre çok güçlü olan şirketler kalkınmanın belirleyicisi konumuna yükselmektedir. Bu süreçte büyüyemeyen, rekabet gücünü geliştiremeyen şirketler hızla yok olmaktadır.
|
|
|
|
Bu yıl Pendik Festivali yine coşku ile gerçekleştirildi. Bu tür faaliyetlerin sadece belediye veya kaymakamlık eli ile düzenlenmesi yerine, sivil toplum kuruluşları ile birlikte düzenlenmesinin faydasını hepimiz gördük.
|
|
|
|
Yazın kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladığı şu günlerde bizlerde yoğun bir çalışma temposu içindeyiz. Gayretimiz Pendiklilerin yaz aylarını daha keyifli, huzurlu ve dinlenmiş olarak geçirebilmelerini sağlamak, toplumsal dayanışma ve barışı geliştirmek…
|
|
|
|
Dünyamız hızlı bir değişim sürecinden geçmektedir. Artık kalıplaşmış alışkanlıklar, genel modelleme eğilimleri, merkezi yapılanma gibi değerlerin yerini, farklılaşma, özele indirgeme, yerele odaklanma gibi yaklaşımlar almaktadır.
|
|
|
|
Kent ya da diğer ismiyle şehir, medeniyet kavramı ile eş anlamlıdır. Medine, kent demektir ve medeni kelimesi de kentli anlamını taşımaktadır. Dolayısıyla, kent demek medeni yaşam şekli demektir.
|
|
|
|
Türkiye’de yerel yönetim anlayışı 1994’te büyük bir kırılmaya uğramış; taze, dinamik ve etkin bir yapıya kavuşmuştu. Tam 10 yıl sonra bugün, önce 3 Kasım 2004 seçimleri ve 17 Aralık’ta AB’nden alınan müzakere tarihinin ardından yerel yönetim anlayışı tekrar büyük bir değişime uğramaktadır.
|
|
|
|
Ülkemiz 2005 yılına sıcak bir gündemle ve büyük bir değişim arzusu ile girdi. 17 Aralık 2004’te Brüksel’den çıkan müzakerelere başlama kararı ile birlikte hem Türkiye’de hem dünyada önümüzdeki dönemde büyük değişim ve dönüşümlerin yaşanması bekleniyor.
|
| Sayfa: 1 / 1 - Gösterilen: 1 / 23 - Toplam: 23 |
|
|
|
|